Haber

26.4.09

         RUHUN VE  KALBİN DENGELENMESİ

Ruhumuz,kalbimiz her gün her saat her dakika farklı farklı  atmosferlere girip çıkıyor.Kimi  gün rahmet damlaları  gibi  üstümüze  sevaplar  yağarken  kimi  gün de  yüzme  bilmeyen kişinin bahrin derin sularında yüzüp çırpınarak boğulduğu gibi bizde günahlarla boğulup gidiyoruz.Üstad Bedizzaman hazretleri bizim birçok cümleyle anlatamayıp tek cümleyle günah mevzuatını ne güzel anlatmıştır.Her günahta küfre giden bir yol vardır.Bazen küçük deyip önemsemediğimiz günahlar , dağdan yuvarlanan küçük bir çığın yuvarlana yuvarlana etrafındakilerini toplayıp koskocaman bir çığ haline gelip altında kalma gibi bir tehlikeyle karşı karşıya kalabiliriz.Bir bakış bir el tutma bir öpme arkasından bir zina .Ardı arkası kesilmez haram insanın  nefsine çok tatlı gelir işledikçe işleyesi gelir biz dur demedikçe irademizi  kullanıp yaralanmış  nefsimize  tuz  gemleyip dur deyip kırmızı ışıkta geçmesine izin vermeyeceğiz izin verirsek ya  bir  kamyon  gelip çarpar ya da  polis gelir size  para cezası verir ,evet kısacası Günah zincir halkaları gibidir zincir halkaları  da  birbirini takip eder.

 

 

 

          Bir  türlü   terazinin  kefesinin balansını  tutturamadık. Neden tutturamıyoruz yoksa nefsani  zevklerimizin altında asfaltın preslendiği gibi  presleniyor muyuz?Her zaman bir çocuk  gibi elimizden düşürdügümüzü  kıracakmıyız ? Elimizi  yanan  sobaya uzatıp duracakmıyız ?  Ne zaman uslanacağız  ne  zaman  akıllanacağız kalbimizi  ne zaman mutmaine ulaştıracağız ? Her günü her saati her dakikayı  ebedi  hayat için yapacağımız vazifeleri erteleyip duruyoruz erteleye erteleye  ya  bizde ertelenirsek ne olur o  zaman halimiz.Her zaman aynı hataları işlemekten aynı bataklığa  girmekten bıkmadık mı usanmadıkmı ? Hayatımızın belli kısımlarını taksim ederek işlerimizi  yapıp ona göre hayatımızı yaşamayı öğrenemedik  gitti.Hayatımıza  ne  zaman çeki  düzen vereceğiz ?Kabir kapısının  tokmağını çaldığımız  zaman  mı yoksa hesaba  çekilip "alın bunu cehennemin gayyalarına atın!"dendiği zamanmı?İkide bir dışarı çıkarsak internete gidersek saatlerce bilgisayarı luzümsüz işlerde kullanarak  zamanı katlederek , çarşılarda avare avare dolaşırsak kahvehanelerde  batak oyunu oynayarak batarak zamanı öldürürken mi elimize gözümüze  dilimize sahip çıkmayıp her şeye elimizi uzatırsak irade gücümüzü kullanmayıp gözümüzün sağa sola kaymasına izin verirsek dilimizi susturamayıp bizi cehennemin gayyalarına sürükleyecek  sözler sarf edersek midemize dur demeyip konan her sofraya oturarak hayvani duygularımızı intişar etmiş oluruz çünkü Allah(c.c)  hayvana irade gücü  vermemiştir ama insana irade gücü vermiştir.Bu nedenle irade hakkımızı vermediğimiz için hayvani duygularımızı sofraya sermiş oluruz.

 

 

TARKAN ALTUN  07110835



Yeni nesil Windows Live Services'ı ücretsiz edinin. Buraya tıkla!

Hiç yorum yok: