KORKMA
Korkularımız var hayata dair.Korkularımız var yaşamaya dair.İnsanoğlunun başaçıkamadığı en büyük hastalıklardan biri.Her alanda ya başarısızlık ya kaybetmek düşüncesiyle insanlara yerleşen en kötü hislerden biri.İnsanı türlü yanlışlara sürükleyen bir duygu.Yapılan tüm yanlış işlerin arkasında bulunan tek suçlu “korku”….
İnsanoğlu çeşitli duygularla yaratılmış.Sevmek,üzülmek,gülmek,ağlamak,istemek,nefret etmek vs…Bunların arasında ise en tehlikelisi korkmak.Neden korkar insanoğlu…?Kaybedecek neyi vardır ki üç günlük dünyada.Korkuların gerçek olması ya da korkulanın olmaması zaten insanoğlunun elinde değil midir?Yanlışa düşüp korkmanın büyük yanlış olduğunu bile bile sonucunda korkmak ne kadar doğrudur.Varolan her şeyin bir sebebi ve sonucu varken bu korku nedendir?İnsanın çıktığı yolda karşılaştığı her zorluk korkuyla doğru orantılıdır.Peki korkmakdan korkmasak, doğrudan ayrılmasak her şey daha normal yürümez mi, elbette olur.Yaşanan tüm sıkıntıların bile bir sebebi varken korkmak boşuna zaman kaybından başka bir şey değildir.İnsanoğlu işte buya duygularını bastıramaz.Belki mevki kaybı,belki başarı kaybı,belki para kaybı,belki elinde bulunan çok değerli bir şeyin kaybı hepsi kaybetmek ve korkmak.Kaybetmemek amacıyla çıkılan tğm yol aslında korkunun yönettiği bir film karesinden başka bir şey değildir.Korkuların en temizi ise karanlıkdan korkmakdır.Bir çıkar yoktur sonunda.Olduğu gibi gelen bir korku.İnsanların bu özelliğini kullanarak bundan gelir elde eder hale gelmiş insanoğlu.Para kazanamama korkusu insanoğlunun korkusunu kullanarak bir gelir elde etmeyi bile sağlamışdır.Ne büyük nimettir korku.Bir evladın babasından korkması ile canına kıymasıda,sevdiğini kaybetmemek için el üstünde tutmasına kadar bir uçtan diğer uca uzanan uçcuz bucaksız bir duygudur.Dünyanın aslında ufacık bir duygu etrafında döndüğü ama aslında kocaman sorunlara yol açan bir duygudur.Ne geldiği zaman belli olur nede gittiği zaman…İnsan işte buya nefsinin esiri olmuşken aklan geleni yapmak ister.İnsan işte buya korkularından bile korkar yeri geldiğinde.
Korku yalanada sürükler insanı,yalan günaha.Sevgi yerine korkuyu koyduk insan olarak.Sevgiyle yaklaşamadık birbirmize hep korkularımız oldu ve o korkularla geçtik karşımıza.Sonsuz derinliklere sürükledi o korkular bizi.Ne var olabildik insan gibi ne yok olabildik sevgi gibi…İnsan işte buya korkuyu bile tam anlamıyla yaşayamadık.Çıkarımızda kullandık.Yaratandan korkmadık,kaybetmekden korktuk malı,mülkü.Güvenemedik birbirimize hep korktuk hayattan korktuğumuz gibi…Ne çok sarmış etrafımızı.Sonu gelmeyen hiç bitmeyen bir duygu.Yemek gibi içmek gibi bütün olmuş bedenimizle yaşadığımızı sanıyoruz korkularımızla.Yaşamakdan bile korkaken.Tutunmak lazım hayatın bi yerinden.Tüm korkulardan sıyrılarak.Düşünmeli insanoğlu korkulacak tek Yaratanken kaybedecek olduğumuz her şey zaten onun isteği doğrultusunda olurken.Korkulardan korkmamaı öğrenmeliyiz.Çünkü Korkulması gereken İstediği zaman olur her şey korktuğumuz herşey.Gözleirmiz açmalıyız üç kuruşluk yaşamın peşinden değil Yaratnın verdiği hayatı yaşamalıyız.Korkusuz bir gelecek dileğiyle….
08020864
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder