Cihan Kallenci ( 08020815 )
7.5.09
Obama Obama Obama...
Obama Obama Obama... Ve nihayet geldi.. ...gitti.. Beklendiği gibi, klasikleşmiş resmi söylemin dışına çok da çıkmadı.. Her kesimin kendisini mutlu hissetmesini sağlayacak, siyaseten rakip partinin seçmen tabanına koz olarak kullanabileceği, kendi seçmen tabanına çoşku ve umut addedebileceği 'salvo'lar da bıraktı. Öyle bir denge oluşturduki, önemli bir çoğunlukta gelecek adına, ülkemiz adına bir tebessüm bırakmayı bildi. Bunu yaparken de bazı konularda ayağımızı denk almamız, evrensel düşünmemiz ve artık yeni dünya düzeninde kendimizi, ülkemizi ve seçmen tabanımızı tanımlarken karşı tarafla empati kurmamız ve değişen dünyanın koşullarına her açıdan uyum sağlamamız gerektiğini özellikle vurguladı. Laiklik vurgusu; ABD'nin geçmişte Türkiye üzerinde kimileri üzerinde bıraktığı soru işaretlerini ve 'ılımlı islam' tanımlamasındaki komplo teorilerini çürüttü. Buna karşılık, müslüman ülkelere duyduğu özel saygı ve anlayışı, seçtiği özenli kelimelerle ayrıca ifade ederek; hem ABD'nin geçmişteki imajını düzeltmeye çalıştı, hem de Türkiye'deki muhafazakar kitlenin de gönlünü almasını bildi... İfadelerindeki en dikkat çekici noktalardan bir tanesi; müslümanlık ile terörizmi özellikle birbirinden ayırması ve bu konuda EL KAİDE ile birlikte PKK'yı da mücadele edilmesi gereken bir terör örgütü olarak tanımlaması idi. İki terör örgütünü, öncelikle mücade edilmesi gerekenler anlamında aynı kefeye koyması bizim için anlamlı idi. Azınlıkların haklarına değinmesi, Kürt sorununda çözüm için yapılan yeniliklerin ( TRT 6 gibi..) desteklenmesi ve geliştirilmesinin teşfik edilmesi konusundaki sözleri beklendiği gibi idi. Ermeni Soykırımı konusunda, müdahaleci bir konumda olmayacaklarını; bunun Türk ve Ermeni halkı arasında halledilmesi gereken bir sorun olduğunu; bu konuda her iki taraftan da uzlaşı, anlayış ve ortak nokta beklediğini; kendi kişisel kanaatinin, sonucu belirlemede önemli olmamakla birlikte, bu konuda daha önce vermiş olduğu demeçlerin arkasında olduğunu vurguladı. Sonuç olarak Obama geldi ve gitti... Biz yine iç siyasette birbirimizle başbaşa kaldık... Türkiye'deki siyasilerin de kendi ideolojik fikir ve seçmen tabanları doğrultusunda Obama'nın ifadeleri ile ilgili farklı değerlendirmeler yapması muhakkak; olağan... Ülke olarak bir uzlaşı ortamına doğru gitmemizi ve bu anlamda, hem kendi tarihimizle, hem de geçmişteki hatalarımızla yüzleşip, neyin doğru neyin yanlış olduğuna bilinçli bir şekilde karar verip istikrarlı bir çizgi izlememiz gerekiyor artık. Şunu da unutmayalım ki; her ne kadar ABD'nin kendi çıkarları bunda bir miktar etkili olmuş olsa bile, dünyamızın yegane tek ve süper gücünün yeni Başkanı'nın ülkeler arası ilk nokta ziyaretini yapmakta Türkiye'yi seçmişse, işte o zaman, bunun ve ülkemizin kıymetini bilmemiz, evrensel bakış açısından, Obama'nın haklı olduğu söylemlerden de ders çıkarmamız ve adımlarımızı daha olgunca atmamız gerekiyor. Çok abartmamak koşuluyla, Türkiye'ye atfedilen değeri fırsata çevirmek, bu ülkenin Hükümetine ve muhalefetine özel bir sorumluluk yüklemekte. Bunun bilincinde olmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu ülke hepimizin.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder