Haber

15.4.09

BİZİM GELENEKLERİMİZİZE VE ADETLERİMİZE NELER OLUYOR

              BİZİM  GELENEKLERİMİZİZE VE ADETLERİMİZE NELER OLUYOR?

Zamanın değişimi ve insanlar üzerindeki etkisi üzerine geçen haftalarda da bir yazı yazmıştım. Zaman faktörünün değişimi ve farklılıklarını peşinden nasıl getirdiğini vurgulamaya çalışmıştım. Yalnız bu sefer beni en çok etkileyen ve görmek bile istemediğim bazı değerlerimize yapılan saldırı, bizi biz yapan unsurları artık görmezden gelmenin seviyesi bu derece yükselmeye devam ettikçe sessiz kalmak istemedim istedim.

Türk milletinin tüm dünyaca bilinen ona Türklük şerefini veren yüzyıllar önce atalarımızın , ninelerimizin , geçmişimizin yaptığı örnek aldığımız adetlerimiz geleneklerimiz vardır bizim. Ama artık bunların sanki hiç bir önemi yokmuş, sanki bunlar hiç bir zaman bizim hayatımızda var olmuş gibi görmezlikten gelmek beni şahsen incitiyor. Bizim değerlerimizce önemli ve bir peygamber efendimiz (s.a.v) sünneti olan evlilik müessesinin şimdiki hali ,düşürülen basitlik bize neler oluyor? Sorusunu getiriyor akıllara. İnsanlar artık tv ekranlarında maddiyat ve görselliği ön planda tutarak kendilerine hayat arkadaşı seçiyor. Maalesef o programlarda yaş ortalamasıda günden güne düştüğü gözleniyor. Dedelerimiz, ninelerimiz gibi usulu ve senelerdir kabul edilmiş yöntemler artık bağnazlık olarak görülüyor, ekran önünde o olmazsa şu, bu olmazsa bu denilerek sünnet olma özelliğini kabul görmüş bir müessese önemini yitirmeye başladı. İnternet yoluyla evlilik yapma, caht ile eşini seçme gibi yeni tarzlar geliştirildi. Aile toplumun temel yapısıdır düzeni önemini kaybetti. Önceden boşanmalarda bir gariplik sezilse de şimdi boşanma en tabii olaylardan biri gibi gözüküyor.

Çok gündelik bir konu olduğu için özellikle önce bu konuyu ele almak istedim. Artık türkler için bir etiket olmuş misafirperverlik, komşuluk gibi adetlerimizi de eskisi kadar önemsemiyoruz. Hepimizin kendine göre yoğunlukları bizleri birbirimizden uzaklaştırıyor. Artık gördüğümüz kazalara önce yardım etmek yerine seyretmeyi tercih ediyoruz. Acıya dayanıklı ve acıdan artık hiçbir şey hissetmeyen bir vücut organın gibi hislerimizi yitirmeye, değerlerimizin anlamının unutmaya başladık.

Bizi biz yapan farklı kılan eskilerimizin, ecdadımızın maneviyatının taşımak bizlerin görevi. Bunları eski sayıp günümüzle bağdaşmaz demek tarihimize hakarettir bir zamanlar tüm dünyaya akim olmuş bir ülkenin çocukları olmaktan gurur duymalıyız. Maneviyatımıza saygı göstermeliyiz. Batı geleneklerini çağdaşlık adı altında görüp özenmeden kendi kültürümüzün zenginliğine varmalıyız.

                            

               SÜMEYYE KARAKURT             ÇOGE 102\ D     08070807

Hiç yorum yok: