Allaha Sığınmak ( Dua)
Dua Allah’a bir yakarıştır,Allaha bir Sığınıştır.Kök itibarı ile de Arapça olmasına rağmen dilimize yerleşmiş ve Türkçe bir kelime gibi olmuştur .Aynı “Allah” kelimesi ve bir çok Arapça kelime gibi .Örneğin “hariç” kelimesinin kökü ,arapçada”harece” ,”dahil” kelimesinin kökü’de arapçada “dehale” olduğu gibi.Böyle yüzlerce Arapça kelime Türkçede bulunmaktadır.
Dua Allaha bir sığınıştır.Yaratılanın yaratana derdini anlatması , sonsuz rahmetinden ,şefkatinden,bağışlayıcılığından faydalanma girişimidir .Kuran da Allah Kullarına çok yakın olduğunu ,ve Allaha Dua ettiklerinde Dua edenin çağrısına muhakkak cevap vereceğini.Ancak insanlarında Allahın çağrısına cevap vermelerini ve Allaha iman etmelerini ister (Bakara suresi 186 )
Kuran’ı Kerimde Dua “İhlaslı bir Kulun bütün benliği ile Allaha yönelmesi “ veya “ Allah karşısında aciz olan Kulun ,yaratıcısına ,sonsuz güç ve kudret sahibi olan Allah karşısında acizliğini kabul ederek yardım dilemesi şeklinde tanımlanır . İhlas samimi olmak, İslama içtenlikle bağlanmak, esaslarını sırf Allah rızası için uygulamak manasındadır.
Çıkan Anlamı basitçe izah edeyim.Allaha yakarmak için yüzünüz olmalı diyor kısaca.
Daha da açmak gerekirse Kuran da ki Allahın emirlerini yok sayıp ben bunları kabul etmiyorum deyip de sonra Allaha dua ederseniz ,bu boşu boşuna bir bekleyiş olur . Önemli bir konuda Bidat tır .Yani dinde olmayanı dinde imiş gibi göstermek .Bu da Allah katında duaların kabul olmamasının bir sebebidir . Maalesef bu gün Bidatı alışkanlık haline getirmiş ve adına “HÜR İRADE” diyerek Allahı hafife alıp,islamda olmayan bir çok şeyi varmış gibi gösteren bir çok kendini bilmez bulunmaktadır.Uyarıları bile dikkate almayıp, uyaranı Alaya alıp sen dini otoritemisin diye bas bas bağıranlarına da rastlamak mümkün .
Eğer bilmeden yapıyorsak bu belki Allah katında affedilir ancak bilerek ve inatla yapıyorsak sonuçlarında hazırlıklı olmak icap eder. Kuranda örneğin İhlaslı olarak dua edin der.,veya başka bir ayetinde Allah Ancak Takva sahiplerinin dualarını kabul ederim der
Ancak zannetmeyinki Allahın emirlerini hafife alanlar ,Kurandaki emirleri isyan etmeyip ancak nefsine yenik düşerek yerine getirmeyenler boşa dua etmesin anlamına gelmez .Allaha her zaman dua edilmelidir ,Çünki Allah dua edenin duası karşılığı kişinin günahlarını bağışlar en azından ,kaldıki dua Dinin temeli kısaca direğidir.Zaten namaz da bir bakıma Allaha yakarış dua anlamı taşır. Dua insanı ne kadar günahkar olursa olsun ne kadar hatalı olursa olsun Allaha yaklaştırır. Dua insanı feraha ulaştıran bir kapıdır
Dua Allaha yapılır .Peki Dua hangi dilde olmalıdır ? Kuranda Allah bana Arapça dua edin dememiştir.Zaten Arapça bilmeyenler Müslüman değildir kaidesi de olmadığına göre İslamda .Kişi dilediği dilde hangi dili biliyorsa o dilde Allaha dua edebilir. Aksi iddialar ancak samimiyetsizliktir hatta art niyetliliktir.
Bu tür insanlarıda çevremizde abartıları ve samimiyetsiz söylemleri ile rahatlıkla görebilmekteyiz.
Allaha ne zaman dua ettiğinizde önemli bu bağlamda , Örneğin Allaha en son ne zaman dua ettiğinizi bir düşünün.
Allah aklınıza sadece zora geldiğinizde,sıkıntıya düştüğünüzde mi geliyor ? Yoksa her aklınıza geldiğinde mi dua edip ve sizi sorumlu kıldığı ibadetlerinizi layıkı ile yerine getiriyormusunuz ? Allah yani sizi yaratan aklınıza ne sıklıkta geliyor ? Bir Müslüman için Dua hayatının ayrılmaz bir parçasıdır . Bir çoğumuz için zora geldiğimizde, Hayatımız tehlikeye girdiğinde, Çocuğumuzun sınavı söz konusu olduğunda, haksızlığa uğradığımızda akla gelen bir ibadettir.
Allah Samimiyeti sever .! Zaten Türkçe dua edemezmiyim diyen kim olursa olsun Tüm dünya dillerinde Allaha dua edebileceğini gayet iyi bilir.Eğer Allahın her şeye kadir olduğunu ve kainatın ve içindekilerin yaratıcısı Allah olduğunu kabul ediyorsa .
Allahı kendi küçük akıllarınca ciddiye almayanların en belirgin özelliği Allaha karşı nankör ve iki yüzlü olmalarıdır .Sıkıntıda iken ,dara geldiğinde aklına gelen ilk Allah olurken ,sıkıntı ve dertleri bitiğinde Allahı da unutuverirler. Sebebi ise gelişen her türlü olayın Allahın sonsuz iradesi ile değilde sanki başka sebeplerle bağlantılı olduğunu düşünmeleridir.
Kuran da bir çok konuya değinilir Dua ile alakalı oalrak .Örneğin ,O ndan başka hiçbir kudret sahibinin olmadığı kabul ederek Dua eden inkarcıların ,Zor durumlarının veya içinde bulunduğu tehlikenin geçmesi durmunda bir anda Allaha karşı olan samimiyetini kaybeder ve Tekrar Allahı önemsemeyen ve hatta düşman olan bir tavırla tekrar eski inkarcı hayatına geri döndüğünden bahseder
İnsan bu bağlamda zorluklar karşısında duyduğu pişmalık ve Akabinde ki Allaha yöneliş ,ani bir şekilde yerini yine inkara ve nankörlüğe bırakır .Zor anda idrakine vardığı gerçekleri birden bire unutuverirler.Rahatlamış ve Dertlerden kurtulmuş bir eda ile Allaha dua etmeyi de unutuverirler.
Kuranda bu konu ile Alakalı ayetler olabildiğince çoktur.
-İnsan hayır istemekten usanmaz da kendisine bir kötülük dokunuverirse hemen ümidi keser, ümitsizliğe düşer. -Şayet kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra, ona tarafımızdan bir rahmet tattırırsak mutlaka der ki: "Bu benim hakkımdır. Kıyametin başıma dikileceğini (kopacağını) de sanmıyorum. Faraza Rabbime döndürülecek olursam mutlaka benim için O`nun yanında daha güzeli vardır." Fakat o zaman Biz o inkar edenlere ne yaptıklarım haber vereceğiz ve onlara mutlaka yoğun bir azap tattıracağız. -Evet, insana bir nimet verdiğimiz zaman yan büker, basının tutuğuna gider, bildiği gibi hareket eder. Kendisine bir kötülük de dokunuverdi mi artık enine boyuna duaya dalar.
Aklınızda bulunması gereken aslında Allaha her zaman dua etmenin şart olduğudur. Zorluklara gelince Allaha dua etmek samimi bir davranış kesinlikle değildir.Zora gelince herkes Allaha dua eder.Kuran da bu tür darda kalanların ettikleri duların örnekleri olabildiğince çoktur Hatta İslam düşmanlarının Allah düşmanlarının bile zorluk ve sıkıntı hallerinde Allaha dua ettikleri anlatılır .Firavun örneğindeki gibi
“Yunus 90-Derken İsrail oğullarını denizden geçirdik. Firavun askerleriyle takip ve taarruz etmek için derhal arkalarına düştü. Sonunda boğulma kendini sıkboğaz edince: "İnandım, gerçekten de İsrail oğullarının iman ettiği Allah`tan başka tanrı yok, ben de O`na teslimiyet gösterenlerdenim!" dedi. 91- "Ha! Şimdi mi? Halbuki bundan önce isyan etmiştin ve fesatçılardan idin.”
Bu durumda unutulmaması gereken ve Kuran da da sık sık anlatılan nispetsiz dua anlayışından Allaha inanan bir kulun kesinlikle kaçınmasıdır. Allahın Kuran ve peygamber aracılığı ile kullarından isteği Duanın tüm zamanlara yayılmasıdır
İslama inanmayanlar ,Allahı ve Peygamberini inkar edenler , Dini ve İnançları alaya alanlar , İnandığı din için yaşayan ve Allahın emirlerini yerine getirenlerle alay edip ,küçümseyen ve hakir görenlerin ,zora düştüklerinde Allaha dua etmeleride bu bağlamda fazla anlam ifade etmemektedir.
Allah Samimiyetle dua edenin duasını kabul eder.Kuranda da bunun teminatını veriyor.
"Bana dua edin, size icabet edeyim. Doğrusu Bana ibadet etmekten büyüklenen müstekbirler; Cehenneme boyun bükmüş kimseler olarak gireceklerdir.
Dua eden, üç şeyden emin olmalıdır: Ya günahı affolur veya hemen hayırlı karşılığını görür, yahut ahirette mükafatını bulur. Hadislerde Duam kabul edilmedi demediğiniz sürece duanın kabul edileceğine dair bilgiler vardır .Bu bağlamda dua sahibi duasına mutlaka cevap alır denmektedir .Eğer Duanız kabul omlaşsa bilinki bunda sizin hayrınza olan bir şey vardır .Çünki Allah kullarının iyiliğini ve frahını ister.Bu bağlamda Allah bizler için en iyisini bilen olduğunu kabul ediyorsak , iradesinin neticelerinide kabullenmeliyiz .
Allah Kuranı Arapça İndirmiş ve Peygamberi de Araplardan seçmiştir. Kuranı kerim’in Arapça inmesi ve Peygamberin Arap olması Allahın Milliyetçi,Irkçı olduğu anlamına gelmez .Zaten böyle bir iddia da bulunana rastlamadım ,rastlanırsa da akli bir problemi olduğuna yorulur genelde.
Peki neden Allah Kuranı Arapça ve Peygamberi Arap ırkından seçmiştir. İlk olarak belirtmeliyim ki bu Allahın bir takdiridir .Allah böyle istemiştir ve olmuştur Allahı sorgulamak haddimiz değil. İslam Milliyetçiliği ve ırkçılığı kesinlikle yasaklamıştır .İnanan her müslümanı Din kardeşi olarak ilan etmiştir.İyi de Arapçasından anlamıyoruz ! O halde Türkçesinden okuyacak ve verilen mesajları layıkı ile yerine getireceksiniz.Allah bu durum için bir kısıtlama getirmemiştir.İslam kolaylık dinidir.
Kaldıki Arapça öğrenmek o kadar da zor değildir.Para kazanmak maksatlı Farklı bir yabancı dili öğrenmek için yıllarımızı verirken , Arapça öğrenmek için hiçbir çaba sarfetmemekte sorgulamamız gereken başka bir konu ,Nihayetinde öğreneceksekde Allah için öğreneceğiz.Bizi yaratan için yani ..Ancak Kuranın Arapça olmasında bir çok haklı neden vardır ,örneğin Arapça Dünyanın en kapsamlı dillerinden biridir ,misal olarak Türkçe ile kıyaslayalım isterseniz .Türkçede ortalama 75.000 kelime varken Arapçada bu sayı 350.000 dir .Bu durum bile Kuranın Arapça olmasına yeter bir sebeptir..
İnançlara engel olmanın çeşitli yolları vardır ,örneğin bunlardan birincisi ,İnanca saygı adı altında inanılan dinin ulaşılamaz, anlaşılmayan ve hayattan uzak olduğunu iddia etmektir dolaylı yollar kullanılarak, Kuranı ve İslamı benimsemeyenler İslamın önünde batılın yok olmasından korktukları için bu tür yolları kullanırlar Akıllarınca başarılı olduklarınıda sanırlar ancak yaptıkları safi bir cahilliktir .
Dünyanın neresine giderseniz gidin Namazda okunan dualar aynıdır .Yani Kuran ayetleridir .Ve neresine giderseniz gidin Ezan gibi Namazdaki Kuran ayetleri de Arapça okunur Arapça bilsin bilmesin herkes Ezanın Namaza çağrı olduğunu bilir ve Eğer Müslümansa icabet eder ..Ancak Ömründe bir kez bile namaz kılmamış insanların kalkıp Namaz da neden Dualar Arapça,Ezan neden Türkçe değil , Ben besmeleyi Türkçe söylemek istiyorum demeleri kanaatimce art niyetliliktir , samimiyetsizliktir .
YARETTİN YAZICI
08010750
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder