BİR GRUP FEDAKAR İNSAN
Bu yazımda geçtiğimiz hafta katıldığım ÜNİVERSİTE GENÇLİĞİ VE SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI adlı konferans ve bu konferansta ilgimi çeken TUSKON başkanı Rıza Nur MERAL beyin bu konfederasyon hakkında yaptığı konuşmaydı.
Konuşmacı Rıza Nur MERAL beyin anlattıkları üzerine bu federasyon ile alakalı kısa bir araştırma yaptım ve federasyonun kısa zamanda parlayan yıldızı ve ülkemize kazandırdıkları hiç de azımsanacak birşey değildi.
Kısa adı TUSKON olan Türkiye Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu 2005 yılında ülkesini seven 7 bölge işadamlarının 78 il ve 46 ilçe iştiraki ile kurulan federasyonların güçbirliği yaparak kurulmuş.Tabi bu birleşme haliyle çok da kolay olmamış öncelikle illerde dernekler sonra bölgelerde federasyonlar kurulmuş ve müthiş bir beraberlik ile bu konfederasyon görev yapmaya başlamış.Ülkemiz için yapılan her yatırımı vatan borcu bilmiş,bu ülküyü sadece ülkemiz adına değil tüm dünyaya duyurmayıda hedef edinmiş.
2005 yılında kurulmasına rağmen ülkemiz de ekonominin çok da canlı olmadığı bazı bölgelerde bu bölgeleri kalkındırmaya yönelik programlar yapmış ve anlamlı getiriler elde etmiş.Sadece bunlarla kalmamış Afrika,Irak,Nijerya,Atlanta ve Pasifik programları adı altında bu bölgelerde ciddi ekonomik programlar yapmış ve bu programlardan hem bizim ülkemiz hem bu bölgeler maddi manevi kazançlar sağlamış Karşılıklı bilgi ve ticaret alışverişi yapmak üzere Brüksel'de Pekin'de Moskova'da Washington'da ofisler açmış ve dostluklarıda pekiştirmeyi amaçlamış,gerçekleştirilen bu organizasyon ve faaliyetlerle girişimci iş adamlarımızın ufkunu da genişletmiş.Öyleki bu organizasyonlar daha öncede belirttiğim gibi sadece ticari anlamda olmamış diğer ülkelerinde ülkemize bakışını değiştirmiş sempatisini arttırmış. Konferansta Rıza bey şöyle bir anekdottan bahsetti:Yine böyle bir programda siyahi bir Dışişleri bakanı ülkemize misafir olmuş.Misafirperver işadamlarımız örf adetlerimiz gereği misafirperverliğini göstermiş ve birgün boyunca bu bakan ve heyetini İstanbul'da dolaştırmışlar bu gezintiler esnasında bir çocuk bakanın bacağına sarılmış ve onunla şakalaşmış konuşmuş bunun üzerine program bitişinde konuşan siyahi bakan,İstanbul'a hayranlığıyla birlikte:''İşte,Osmanlı torunları artık gerçek dostlarımızla buluştuk'' demiş ve duygusal anlar yaşanmış. Benzeri bir örnekte Afrika'da yaşanmış. Bir bölgede coğrafi şartlar nedeniyle doğumdan bir müddet sonra tedavi edilebilir körlük oluşuyormuş. Bu bölgeye bir dernek vasıtasıyla sağlık ekipleri gönderilmeye karar verilmiş ve gönderilmiş. Sağlık ekipleri bu bölgede bu şikayetlere sahip insanları çok cüz i bir miktara tedavi etmeye karar vermiş fakat ilk günler gelen kişilerin Türk olduğundan habersizlermiş ve geçmişte Türkler dışında gelen bir ekip bu insanların gözlerini tedavi yerine onlardan faydalanmaya çalışmış. 'Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer'' misali çekinceleri varmış halkın.Fakat daha sonra gelen sağlık ekibinin Türkiye ye bağlı bir dernek tarafından gönderildiğini duyunca o topraklara bu konfederasyonun yaptığı hizmetleri de öğrenince hiç çekinmeden kendilerini emanet etmiş ve başarılı bir şekilde tedavi olmuşlar.
Bu bağlamda TUSKON ve benzeri ülkemiz için yarar sağlayacak faaliyetlerde bulunmak üzere kurulmuş sivil toplum kuruluşları; bir bireyi olduğumuz bu topraklar üzerinde yaptıkları faydalı işler bizim için hem bir örnek hem de geleceğe güvenle bakmamızı sağlayan önemli bir faktör oluyor. Çünkü bu vatan toprakları hepimiz için çok değerli ve bu topraklara bir karış dahi yardımı dokunan insanlar,kuruluşlar bizim başımızın tacıdır. Fakat asıl olan mevzuu ciddi anlamda böylesine samimiyetle yoğrulmuş bir kuruluşun 2005 yılında kurulmasına rağmen kısa bir zaman zarfında bu denli önemli işlere imza atması takdire şayan ve desteği hak etmektedir. Global krizin bütün dünyada etkili olduğu bugünlerde bu kuruluşlar ufka güvenle bakmamız için bir dürbün,bir yol belirleyici faktördür.
Tabi bununla da kalmayan bir şey var ki vefakar ve emektar vatandaşlarımızın bir birey sorumluluğu bilincinde böyle bir vazife için elini taşın altına koyması ve bu vazifeyi en iyi şekilde ilerletmesi de benim çok etkilendiğim hususlardan biriydi. Etkilenmemek elde değildi çünkü çabalar sonuç bulmuştu. Bence bu aynı zamanda azmin ve kararlılığın çok iyi bir örneğiydi. Çünkü bu kuruluş işadamlarının birleşmesi sonucu kurulmuş,kişi bazından kollektif şuura dönüşmüş,ben değil de biz olma şuurunu ilke edinmiş. Milletimiz içinde faydalı işler yapmış. Kısa zamanda azim ve kararlılıkla dünya ekonomisinde söz sahibi olma fırsatı bulmuş.
Böylesine bir kuruluşun yaptıklarını takdirle karşılıyor ve cümlelerime son veriyorum.
MEHMED EMRE POLAT
Elektrik-Elektronik Mühendisliği(Türçe 1.sınıf)
07110819
TÜRK 102 G
Diğer Windows Live™ özelliklerine göz atın. Sadece e-posta iletilerinden daha fazlası
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder