POPÜLER OLMAK
Zaman çok şeyi değiştiriyor, neleri alıyor neleri götürüyor...insanları , zevkleri, tatları değiştiriyor. Bununla ilgili daha önceki haftalarda da bir yazı yazmıştım. İşte bu haftada gene zamanın değiştirdiği bir takım düzenlerden ve olgulardan bahsedicem.
Aslında bu haftaki yazımı başka bir konu üzerinden yazmıştım ama ne var ki gönderemedim. Akşam gönderirim derken haberlerde dinlediğim bir konu ve bunun bazı örneklerini gösterilmesi ilgimi çekti ve lise döneminden yaşadığım bazı olayları hatırlattı bana. Son zamanların en ulaşılamaz sanılan ve ulaşılmak için her türlü fedakarlığın verildiği bir terim “ünlü, popüler olmak”. Geçtiğimiz hafta bir sinema sanatçısını kaybettik. Kendisinin tiyatro kökeninden gelip tv dizileri ve sinema filmlerine uzanan geçmişinden bahsedildi. Zamanla içki bağımlısı olduğu ve projelerde artık rol alamamasından kaynaklanan ekonomik sebeplerle intiharla sonuçlanan ölüm haberi bana, şimdilerde herkes de boy gösteren popüler olma merakını anımsattı.
Lisede okurken kızların hepsinin mankenlik ajanslarına giderek resimler bıraktığını, klip, reklam, defile gibi organizasyonlarda gözükmek istediğine çok şahit olduk. Hatta bunlardan bir tanesinin, okulu bırakarak bu işlere yöneldiğini fakat maalesef ; bu yolda tanıştığı insanlarca uyuşturucu bağımlısı olduğunu ve televizyonlardan da ölüm haberini duyduk hepimiz çok üzülmüştük. Melis arkadaşım aklıma geldikçe sorarım kendime “değer miydi?” hep sureti önümde belirir anlattığı ünlü olma hayalleri. Acaba o zaman” elimden bir şey gelir miydi?” diye sorarım hala.
Zaman geçtikçe bu hayale sahip insanların çevremde daha çok olduğunu fark ediyorum. Her türlü dolaylı yollardan hemde. Bunun sebebi kitle iletişim araçları olsa gerek. O hayatlar öyle renkli ve ulaşılamaz gibi gösteriliyor ve insan kendini alamıyor galiba. Bu tarz arkadaşlarımdan biri de piirsing denen takılar ile ajanslara resim bırakırdı. Bir süre sonra bu takılar onun için vazgeçilmez oldu ve o da maalesef hepatit c oldu ve onu da kaybettik. Sonra da onun için ağladık. Kız meslekte okuduğum için sürüyle bu tarz örnek yaşadık. Şu anda bazıları amacına ulaştı ve reklamlarda rastlıyorum. Ama bunlar benim örneklerim. Öyle örnekler var ki bu yolda kendilerini heba eden. Yada amacına ulaştıktan sonra ibretlik bir sonu gördüğümüz, yada şu anda ünlü dediğimiz insanların bu yolda kendilerinden neler feda ettiğini söyleyerek bedel ödüyorlar.
Amaçlar, hedefler tartışılmaz. Doğruluğu sorgulanmaz. Herşeyin yolu ve akışı unutulamamalı. O renkli gözüken ama gerçeği sadece o kişilerde saklı hayatları beğenirken, insan olmak istediği şeyi düşünerek mantıklı hareket etmeli. Herşeyin bir bedeli vardır gibi isteklerimizin sonuçlarını bilmeliyiz. Herşeyin bir cam ekrandan gözüken gerçekler olunu unutmamalı, gerçek hayatın ne demek olduğunu , nasıl yaşandığını doğru adımlarla bulmamız gerektiğine inanıyorum.
SÜMEYYE KARAKURT ÇOGE 102\D 08070807
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder