Haber

22.5.09

DÜŞÜNYORUM-TOPLUM MU İNSANI SUÇA TEŞVİK EDER YOKSA BİREY Mİ KENDİNİ?- NESLİHAN ZOR

 
                                                                   KUKLA MIYIZ YOKSA?
 
           Bugün sınıfta bir müzakere düzenledik ve konumuz 1 hafta öncesinden belliydi. Toplum mu insanı suça teşvik ediyordu yoksa bireyin kendisi miydi? Ben kendi fikirlerimi savurken bir kez daha anladım ki birey hür iradesiyle işliyor suçu, bile bile göre göre.
           Bireyi suça teşvik eden bir çok sebep vardır. En önemlisi bireyin çevreden gelen etkilere dayanabilme gücüdür. Yani kendi öz benliğidir. Bireyin suça yöneliş nedeni toplum olamaz bence. İnsanın hernekadar topluma yönelik yüzü varsa bir okadar da kendi benliği vardır. Bu benlik kişiliğini oluşturur. İnsanın değer yargıları vardır, ahlakı vardır. Suç işleyip, bu suçu toplumdan dolayı işlediğini söylemek tamamen bahanedir. Kolaya kaçmak isteyen insanların yaptığı 'EN KOLAY' yöntem budur. Hani bir çikolata reklamı var ' Al Beni Bahaneleri', işte tam buna benzer.
           Hayat şartları elbette ki zordur. Önemli olansa bu zor şartlara göğüs germektir. Eğer hayat kolay olsaydı, o zaman kimsenin iyiliğinden ya da kötülüğünden bahsedemezdik. 
           Önümüzde birçok örnek vardır. Mesela cinayet işleyenler. Bu katilleri sizce bir toplum yönlendirebilir mi? Hangi toplum 'git arkadaşının kafasını kes, sonra Etilere götür, at' diyebilir. Bu kişiye biz yaşadığı toplumdaki zorluklardan dolayı cinayet işledi diyebilir miyiz? Ya da hırsızlık yapan bir kişiye, 'açsan çal, haklısın, insanların paralarını gasp et' diyebilir miyiz? Veya size bir arkadaşınız hırsızlık yap derse yapar mısınız? İnsanın kişiliği yok mudur? Hür iradesi, düşünceleri, fikri...
          Bize yalan söylemeyi ailemiz mi öğretmiştir. Arkadaşlarının kubanı olan gençler var bir de... O genç nasıl  bir genç ben anlayamıyorum, arkadaşlarının her söylediğini yapan bir kukla olabilir mi? 
         Doğudaki insanlarımız var bir de. Burda dağa çıkan gencin bahanesi... İş yok, para yok, imkan yok... Dağa çıkıyorum, sonra  günahsız insanları öldürüyorum, affedin suçlu ben değilim, toplum diyor. Ben bu insanları affetmiyorum. Binbir bahane uydurup insanlara zarar veren hiçkimseyi affetmiyorum. Sürekli suçu etrafındakilere atan herkesin benim gözümde kukladan farkı yok. Bir kişi suç işliyor, kötülük yapıyorsa bunun sebebi bizzat kendisidir. Kendi benliğindeki duygularıdır bunlar.
         Gazetede iki gün üst üste 2 farklı haberle karşılaştım. Birincisi şöyleydi 'zavallı adam, işi yok, parası yok, dilenmye mahkum'... İçim acıdı biran düşününce, mecbur kalmış diye söylendim kendi kendime. Sonra ertesi gün bir haber daha 'yaşlı, bakıma muhtaç dilenci amcanın cebinden 14 bin ytl çıktı' diye... Hadi bakalım çık işin içinden. Bu adama toplum yalandan açlık numarası yap, dolandır insanları, dilencilik yap demiş olabilir mi? Hayatın zor şartı da mecbur bırakmadı bu adamı... Demek ki insanların kendi seçimi bu... Alın teri döküp çalışmak veya kolaya kaçıp dilenmek...
        Suç işlemeye yönelik kişi illa bir sebep bulur sonunda. Ya topluma suç atar ya ailesine ya arkadaşına ya eğitim sistemine. İlla suçlar birilerini, birşeyleri...
Ben kendi adıma şunu diyebilirim ki, ben yaptığım her hareketten kendim sorumluyum. İyi veya kötü bütün hepsiyle kendi düşüncelerim, kişiliğimin sonucudur... Asla kabul edemem kukla olmayı. Kimseye suç atamam...
        Toplumu düzeltmek bireyin elindedir. Herkes kendi kapısının önünü süpürürse, bütün mahalle temiz olur. Herkes bireysel kontrolünü ele almalıdır diye düşünüyorum. Herkesin bir fikri olmalıdır, kendi benliği olmalıdır. İnsanların en büyük özelliği düşünebilme yeteneğidir bunu unutmamak lazım. Düşünmeli doğru ve yanlış olanı kendi irademizle bulmalıyız. Eline silah verildiğinde katil, aç kaldığında hırsız, sıkıldığında sokakta bağıran serseri olmayı kabul edebiliyor musunuz? Ya da ' git kendini köprüden at' diyen arkadaşının dediğini hemen yapıyor musun? Eğer öyleyse bir koyundan ne farkın var... Hiçbir farkın yok... Hatta bir koyun böyle bir insandan daha faydalı...
       Kolaya kaçmayalım, yaptığımız hatayı, işlediğimiz bir suçu sorumsuzca başkalarına, topluma yüklemeyelim... Kukla olmayalım...
       Bir hikaye anlatmak istiyorum son olarak... Çocuk birden bire içeride gazetesini okuyan babasına - babacığım, benimle oyun oynar mısın? der Babası çocuğu oyalamak için gazetedeki dünya  resmini parçalara ayırarak yere atar, - bunu tamamla seninle o zaman oyun oynayacağım der. Babası çocuğun 1- 2 saat gelmeyeceğini düşünürken, çocuk 10 dk sonra geliveriri. Dünya resmini birleştirmiştir. Babası - nasıl yaptın? der. Çocuk söyle cevap verir, - Gazetenin arkasında insan resmi vardı, insanı düzelttim, dünyayı tamamladım der...!
      Herşey insanda biter, bireyin ta kendisidir toplumu oluşturan...
       
                                                                                                                  NESLİHAN ZOR - 08060893


Windows Live tüm arkadaşlarınızla tek bir yerden iletişim kurmanıza yardımcı olur.

Hiç yorum yok: