AŞK ve ÖZENTİ
Aşk öyle bir duygudur ki insanın içini yumuşacık yapan; insanlara karşı bakışı değişen, sevginin doruğa ulaştığı andır. Aşkı insanlar öyle bir yaşarlar ki sanki dünya da yanlarında başka insanlar yokmuş gibi hissederler. Şu şekilde misal çevrenize baktığınızda iki tane aşık birbirlerini o kadar çok seviyorlar ki bunu ya deniz kenarında ya da sessiz bir ağacın altında sonuna kadar yaşamaya çalışıyorlar. Bu anın hiç bitmesini istemiyorlar ama; bazen de yan etkileri oluyor şu şekilde yine iki tane aşık düşünelim. Bunlar, deli gibi birbirlerini seviyorlar ama çoluk çocuk hareketleri yapıyorlar birbirlerine. Bu da işin komik yanı. Bazen de insanların birbirlerine yeteri kadar değer vermediği görülür. Bir insanın karşısındaki bir kişiyi çok sevmesi hatta bu aşırıya gidecek kadar büyük bir olay olması, deliler gibi sevmesi... ama; diğer kişinin kız ya da erkek olması fark etmez bu kişinin de karşısındaki kişiye yeteri kadar değer vermemesi çok kötü bir duygudur. Bir insanın karşısında ki insanı bu kadar sevmesi ve de diğer kişinin bu kişiye verdiği değeri önemsiz bulması aptallıktır bence...
Sanki ondan daha iyi birini bulacak ama yanılıyor. İlerde kendi gibi takılmalık birisini bulduğu zaman ve bu çıktığı kişide buna değer vermeyince bir boşluğa düşecektir ve yalnız kalacaktır; çünkü iş işten geçmiştir. Gelen gideni aratır hesabı...
Günümüzde aşk diye bir şey kalmadığını söyleyebilirim çok rahatlıkla. Şu sebepten dolayı insanların eskiden yaşanılan aşkları misal LEYLA ile MECNUN ya da FERHAT ile ŞİRİN gibi değil artık. Artık insanların birbirlerine güveni kalmamış. Kapitalist dünyanın kapitalist insanı olmaya başlamışlar. Artık insanlar sadece aşkı bir mendil gibi tek kullanımlık olarak yaşıyorlar. Arkadaş muhabbetlerinde konuşulduğu gibi insanlar sadece aşkı karşısındaki kişiyi artık bundan çok sıkıldım yeni bir(kabaca) manita yapayım diye düşünüyor. Böyle olunca da insanlar sürekli olarak başka insanlarla çıkıp, bu düşünceyle de hareket edip artık sevginin ne olduğunu unutuyorlar ve artık yalnız yaşamaya başlıyorlar. Ve durum böyle olunca da hayat boyu yalnız yaşamaya ve karşısındaki kişiye güveni kalmıyor. Artık çok seçici bir toplum olmaya başlıyor.
Günümüz de insanların iş dünyası ve çok kırsal kesimlere göre de kentleşme düşünüldüğünde de zaten insanların çalışma süresi çok fazla olunca da bir yandan aşkın ne demek olduğunu da unutuyorlar. Ve bu da bir bakıma insanların yalnız yaşamasına ve evlenmesine engel oluyor. İlerde çoluk çocuk sahibi olmasına engel bir durumdur. Bu gibi durumların aşılması gerekiyor artık çünkü bu olayların sonucu ilerde toplumların daralmasına küçülmesine ve de iletişimsizliğe neden oluyor. Hani derler ya bana annem bulur bir tane. Görücü usulüyle evleniyorlar tabi bu bazıları için değişir çünkü aşk zaman isteyen bir şeydir. Bazıları görücü usulüyle evlenip birbirlerini çok severler bazıları da hiç sevmez sadece mantık evliliği yaparlar. Bu mantık evliliği de zaten neden yapıldığı bellidir aslında çünkü; insanlar daha rahat bir yaşam tarzı daha rahat bir hayat isterler. Bunun da neden olduğu söylemiştik zaten.
Şimdikinde aşk değil insanların sadece menfaat için birbirleriyle birlikte olduğunu söyleyebilirim. Bakıyoruz topluma, arkadaşlarımıza, milletimize, hepsi bu şekilde olmaya aday gibiler ve hatta adaylar. Bir ortamda kafeterya da olan bir ortamı düşünelim. İnsanlar böyle ortamlar da bir öyle bir elektrik alıyorlar ki hemen birbirlerine teklif ediyorlar. Sonra da bir hafta sonra kötü bir şekilde ayrılıyorlar sanki bu dünya da hiç birbirlerini tanımıyorlar. Bu durum böyle olunca da toplumda daralma, insanların arkadaşlık kurması birbirlerini görmemezlikten gelmesi kaçınılmasızdır. Ama bunun böyle olması bence batıya özenmedir. Çünkü insanların batıda ki olayları beyinlerine nakşetmesi ve onlara özenmesi sonucu bu gibi durumları doğurur. Batıdaki toplumlar her şeyi çok açık şekilde yapması resmen aşkı aşk olarak değil de birbirlerinin tatmin olarak aşkı yaşamasıdır. Ve durum böyle olunca da bizim insanlarımız da başkalarına özenmeye, başkalarının kültürlerine merak salması, kendi kültürünü unutması vs. Gibi durumları oluşturur. Bakıyorum da insanlar özellikle yabancı insanlar sanki bizim kimliğimiz olmaya, bizim milletimiz de yabancılaşmaya ve hatta çirkinleşmeye başlamıştır. Bu durumunda pek düzeleceğini zannetmiyorum. Öyle bir dünya da yaşıyoruz ki insanlar ne yapacakları şaşırmış durumda. Şarkılarda bile bir isyanlık var ve bazılarında ise bu tür olayları destekleme görülüyor. Bizim toplumumuzda batılı insanların yaptığı iğrenç şeyleri yapmak çocuk oyuncağı oldu ve yapmayınca da yapanlar tarafından yapmayan kişilere ayıplanır oldu. Batılı insanların aşk dediği kavram başka türlü olduğu için aşk denemez buna başka şey denir oldu. Bizim milletimiz bu akışa doğru gidiyor ve gidecek de...
TARKAN ALTUN
Windows Live™ Photos ile fotoğraflarınızı kolayca paylaşımı. Sürükle bırak
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder