Belkide bu hayatta yanlış olan benim, fazla olan eksik olan ne varsa hepsi de benim, yaşam bu, bişeyler dönüp duruyor, dünyanın dönmesi ile alakalı değil bunlar. Kendimdeki yanlışlıkları çözmeye çalşıyorum, biliyorum bende bir çocuğun yüreği ve bir yetişkinin bedeni var, bunları tam olarak tanımıyorum ama içlerinde yaşıyorum. Ne gariptir ki kendimi keşif yolculuğunda son demleri yaşayan bir kaşif gibi görmeye başladım, dışarıdaki yaşama karşın iç dünyamdaki yolculuk daha zorlu geçmeye başladı. Her şeye kapıyorum gözlerimi ve yaşamımı, sadece dostlarıma kapatamıyorum yüreğimi, dost elim benimle, sevgiyi tutan yüreğim şu anda nerede bilemiyorum. Ama bu sevgisiz yaşama gözlerimi kapayarak devam ediyorsam, benim yerime tahammül göstermesi gereken o olmalı, yüreğim sahip çıkmalı artık yaşamın tüm zorluğuna. Farklı bir yaşamı hayal etmiyordum, sadece elimdeki yaşamın sevgiyle yaşanır olmasını bekliyordum, elimizde bulunan yaşama gerçekten ellerimin uzanmasını istiyordum. Hep konuşan, beni sevgiye çağıran yüreğimi derin bir sessizliğe itmek istemiyorum, insan herşeyden önce bir dostunu kaybettiğini düşündüğünde kırılıyor, ya yüreğim, yüreğimi neden kaybediyorum bilemiyorum. İnsanlar öyle bencil ve alıcı rolleri kapmışlarki bişey diyemiyorsun, değişiklik yapamıyorsun, sen arkadaşsan arkadaşlık var, sen özveride bulunursan özveri var, sen seversen sevmek var, her şeyin karşılıklı olduğu bir dünyada peki nerede bu duyguların karşılığı. Bende değişmek istiyorum diye haykırıyorum ama yapamıyorum, buradaki yaşamımı, harfleri sardığım fırça darbeleri ile sevgiye boyarken birdenbire şımarmak isteyen küçük bir çocuk oluveriyorum, sonra insanların arasına karışınca birden büyüyorum yeniden. Sevgi duygularım kabarınca nasıl da çıkıp geliyor içimdeki küçük çılgın çocuk, saklandığı yerden, alıp götürüyor beni riyaraklıklardan hüzünlerden, kim ne derse desin ben küçüğüm hiç büyümek istemeyen bir küçüğüm.
Niye insan amacına ulaştığında, çok istediği bir şey onun olduğunda o kişiye karşı farklı bir tavır takınır ki bunu hiç anlamıyorum.Yıllardır düşünüyorum ama inanın bir türlü çözümünü bulamadım.tabi nedenini de…Bazen diyorum ki kendi kendime acaba bunu yapan insanların başka problemlerimi oluyor ya da ne bileyim başka amaçlar mı besliyorlar diyorum.Okulun başından beri kaç aydır çok sevdiğim bir arkadaşım ve okulda tanımış olduğum bir arkadaşım benim can kardeşim,arkadaşım,dostum dediğim kişiye özel hisler beslediğini anlatıyor bana geçtiğimiz pazartesi günü.Tabi ben bunu duyduğumda pek te şaşırmıyor ancak şaşırmış gibi yapıyorum.Niye diyeceksiniz belki de onun da cevabını vereyim bana bunu gelip anlatan arkadaşımın daha fazla yüzünü kızartmamak için şaşırmış gibi yapıyorum.Arkadaşımın çok uzun zamandır eski tanıştığım arkadaşıma olan hayranlığını gözlemliyordum.Onlar arkadaş oldular ve biliyor musunuz birbirlerini tanıdıkça gözümün önünde aslında birbirlerinden uzaklaştılar.Çünkü birbirlerini tanımaya çalışıyorlar ortaya çıkan yönlerini görünce de rahatsızlık duyup uzaklaşıyorlardı.Düşünüyordum kendi kendime bunun adı amacından sapmak mıydı ? diye…Eğer öyleyse bu çok ama çok yanlış bir şey belki de bana yanlış gelen şeyler başkalarına göre çok doğruydu.Amaçlarımız bizim için çok önemlidir.Gerçekleştirmek için yapamayacağımız şey yoktur ve çekemeyeceğimiz dert…
Windows Live™ ile e-posta kutunuzdaki işlevlerin çok ötesine geçin. Diğer Windows Live™ özelliklerine göz atın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder